7 Ocak 2009 Çarşamba

ilkiz'den brownili kurabiye

İlkiz tarifi bir arkadaşından almış ben de aynısını internetten"eyvahyemekyandıocakbattı" blogspottan buraya aktarıyorum. Enfes bir şey oluyor ben bugün kızımla beraber yaptım. Harika bir lezzet şiddetle tavsiye ediyorum. Denemek isteyenlere işte tarif. Afiyet olsun :)

MALZEMELER:
250 gr. oda sıcaklığında margarin
2 yumurta
2 kahve fincanı şeker
4 çorba kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un(18kaşık tepeleme aşşa yukarı)

ŞURUBU:
1 su bardağı şeker
1,5 su bardağı süt

YAPILIŞI:
Süt ve şekeri kaynattım soğuması için bir kenara bıraktım.Diğer tarafta yumurta,şeker ve kıyılmış yumuşak margarini mikserle çırptım krema gibi oldu. İyice karıştırdıktan sonra kakao,vanilya,kabartma tozu,elenmiş unu ekleyip ele yapışmayacak bir hamur elde edinceye kadar un ekleyerek yoğurdum.Ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarladım ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdim..175 C ısıtılmış fırında 25 dakika pişirdim.Fırından çıkarılan kurabiyeleri ılınan şuruba altlı üstlü batırıp çıkarttım üzerine hindistan cevizi serperek servis tabağına koydum.


6 Ocak 2009 Salı

çelişki :)

Başlığa bakıp yanlış anlamayın yaşadığım büyük bir çelişki değil aslında espri olsun diye yazdım. Sorun şu nehir 1 haftadır sürekli dişim ağrıyor diyor hangi dişin annecim deyince kabarmış dişetlerini gösterip hepsi diyor. Kıyamam canım yavrum azılarını çıkarıyor sanırım. Tabi 4-5 gündür oldukça iştahsız ve mızmız şekilde yemek yiyoruz. Hele sabahları zaten peynirin kokusuna bile dayanamayan küçük hanım çok sevdiği yumurtayı da yemek istemeyince ne yapacağımı sabahları ne yedireceğimi şaşırdım. Bol yumurtalı içine krem peynir, bal ve azıcık da nutella sürülen harika krepler mi yapmadım. En sevdiği ikinci yemek olan mantarla omletler mi yapmadım. Neyse herşeyden yiyor ama dediğim gibi çok mızmız ve de az yiyor genelde bitiremiyor. Benim de bu sabah aklıma bi kurnazlık geldi. Kendimle gurur mu duysam; yaptığımdan utansam mı bilmiyorum :)
Nehir'in her sabah içtiği ama bir süredir kahvaltıdan sonraya bıraktığımız sabah sütünün içine bir tane yumurta kırıp karıştırarak biraz da şeker attım. Sütü büyük su bardağını dolduracak kadar cezvenin içine koyup üstüne bir yumurta kırıp iyice karıştırarak neredeyse kaynattım. Sonra da soğuttum, pipetle nehir hanıma verdim. Hepsini afiyetle içti. Yarasın annecim..
E napalım çocuklar sayesinde bizim de aklımıza böyle çözümler geliyor :)

5 Ocak 2009 Pazartesi

canım annem














Bu yılbaşının başka bir güzel yanıda canım annemin de bizimle olmasıydı. Bir süredir kızımın ananesi bizimle ve yeni yıla da beraber girdik . Teyzemlerde tüm kuzenler bir arada çok eğlenceli bir geceydi nehir de inanılmaz bir şekilde gece 12 ye uyanık girdi. Hepimiz şaşırdık tabi :)
Yılbaşının ertesi sabahı da hep beraber Pier loti ' ye gittik. Manzara da annem de çok güzeldi.

bir yıl daha bitti .. ömürden gitti..














Bir yılı daha geride bıraktık. Yılbaşı geldi, gelecek, derken ; geçti bile. Biz bu yıl ailecek 2 yaş sendromuna girdik:) yeni şeyler öğrendik, yeni heyecanlar yaşadık, yeni sorunlarla tanıştık :(
yeni şarkılar öğrendik, yeni masallar uydurduk :) yeni arkadaşlar edindik, yine kıyafetlerimiz küçüldü yine yenileri alındı :)
Anlayacağınız biz bu yıl nasıl geçti yine anlamadık.
Ama en güzeli aklımız da hep güzel anılar güzel günler kaldı. Her ne kadar yorulsak da yaşlansak da kızımızla her yıl yenileniyoruz. Onunla yeniden öğrenip yeniden heyecanlanıyoruz. Her yıl bizi neler bekliyor acaba diye düşünüp biraz da korkuyoruz :)
Ama biz birbirimizi çok seviyoruz ve nehir 'in dediği gibi "bişz bi aleyiz"
En büyük dileğim kızımla ve kocamla bir yıl değil bir ömür mutlu ve sağlıklı olmak..

Herkese iyi seneler ..

23 Aralık 2008 Salı

kızımın bi dikili ağacı var :)




bayram da altınoluk' daydık, çok güzel bir tatil oldu bizim için, en çok da nehir için.
Arka bahçeye ayva ağacı dikti babasıyla küçük hanım. Allah izin verirse iki üç yıla kadar meyvesini yeriz :)

19 Aralık 2008 Cuma

TEŞEKKÜRLER HAYAT..

Yasmin Levy'den Gracias a la Vida...

Teşekkürler Hayat

teşekkürler hayat; verdiğin her şey için;
her açtığımda
siyahı beyazdan, cennetin huzmesini karanlıktan,
sevdiğim erkeği kalabalıktan çıkarıp bana sunan gözlerim için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için
hayatın sesi ve kelimelerim
düşüncelerim, ettiğim kelamlar,
annem, dostlarım ve parlayan güneş
ve aşkın izleri için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
duyduğum tüm sesler; gece, gündüz,
ağustos böcekleri, kanaryalar, çekiçler
motorlar, köpek bağırışları, rüzgar
ve yarin sakin fısıltıları için

teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
caddelerinde, göl kıyılarında, dağlarında
ovalarında, leb-i deryada yahut suya hasret çöllerinde
ve evlerinde yorulan adımlarım için

teşekkürler hayat, her şey için;
yıkıntılardan kendimi yeniden yaratabildiğim
ve yeniden hayata sunabildiğim için
kahkahalarım, gözyaşlarım
ve bu şarkı için

her şey için teşekkürler..








16 Aralık 2008 Salı

polonezköy de bir pazar





bayramdan önceki haftasonu polonezköy de çok güzel bir yere gittik. Hayvanların çoğu ortada yanıbaşınızda dolaşıyor, çocuklar için çok eğlenceli diyebilirim. Doğası da çok güzel ailecek çok keyif aldık gittiğimiz haftasonu havada çok güzel olduğu için biz de çok güzel bir gün geçirdik. Nehir bambi'yi kafesin arkasından da olsa yakından görebildiği için çok mutluydu:)