18 Mart 2010 Perşembe

krep ve pamuk prenses, yine karışık bi başlık ve karışık bi yazı

Haaaaaaa antalya da ki yarış atletizm yarışları arkadaşlar, eskiler ve okuyanlar bilebülüüür ya da hatırlayabilir. Hakem olarak görev aldığım atletizm müsabakalarından biri daha var bu hafta sonu ama gidemicem. Geçen haftada vardı gidemedim:(
Ama canım arkadaşım bernayı görmek için nisan da antalya ya, yeni doğanları, yaşlarına girmeden görebilmek içinde:) ankara'ya gitmek farz oldu. Yaz geliyor yaaaaaz ötesi var mı? ki ben; sıcağı sevmeyen, bahara aşık, gabaran topraklar gibi sevinen, sıcaktan kaçan ben bile seviniyorum yaz geliyor diye, yeter bunaldım. Hele bugünkü soğuk havaya, güneşe rağmen şaştım kaldım. 1 milyar gelen doğalgaz faturasına önce küçük bi baygınlik geçirip, heralde bi yanlışlık vardır diyerek kafayı yememeye çalıştım ve bi kez daha:
kış bi mittir git artık dedim.... beeeeeeen??? kışı seven ben, bu sene kıştan nefret ettim.
Ama bugün soğuğa rağmen, ana kız pes etmeyip bi kez daha pamuk prenses ve yedi cüceleri izlemeye gittik. Ay ne iyi ettik, tiyatro alkışın oyunlarını çok beğeniyorum, geçen sene de izlemiştik ama nehir unuttuğu için bi kez daha gittik. Zaten 5-6 yaşına kadar bi oyunu 2-3 kez izleyebilirlermiş. İnanılmaz eğlendik gerçi bilet bulmam çok zor oldu haftalardır ama, söz vermiştim kuzuma. Malum bi izci sözü bi anne sözü!! Geçen hafta tiyaro mie nin sindrellasını izlemiştik. O da güzeldi ama pamuk prensesin verdiği keyfi vermedi nehir hanıma.. Çok sıcak ve tatlılar hepsi ayrıca, oyun sonunda sahneye çıkıp selam verirken nehir pamuk prenses diye bağırdı, tabi o kadar ses de duymadı oyuncu ama nehir tam delirmek üzereyken, el sallayıp öpücük atarken nehir e doğru eğilip gözünün içine baka baka el salladı ya!! vallahi görmeniz gerekirdi, bi çocuk o an daha fazla mutlu edilemez kesinlikle.
Dün akşam da eşimi bekliyorduk ben de o sırada arkadaşım gülcanla telefonla konuşmaya çalışıyordum. Nehir sürekli bağırıyor ve tepiniyor bi yandan bi yerlere tırmanıyo, azdı da azdı derkeeen masanın üstünden güm diye yere çakıldı. Ama çok pis çakıldı. Hemen telefonu kapattık, sonra nehir in ilk yardım müdahalesi anneye sarılma tedavisini yaptık. Tabi ki ağlamadı yine ama kıvrand, kıvrandıııı bacağını tutarak, "anne bacamaa krep girdi" dedi:P ay koptum, ay yarıldım, ay geberdim gülmekten. Çok bozuldu tabi "anneeeeee yediğimiz krep değil tabi ki" dedi:PPPP ay kurban olurum senin krep giren bacağına ahahahaa bak hala gülüyorum.

antalya

ANTALYA DA YARIŞIM VAAR!! GİDEMİYORUUUUUUUUUUUUUUUUMM:(((

15 Mart 2010 Pazartesi

SICAK EKMEK


arşivimden bir yazı..

Ne kadar sağlık için kepek, çavdar gibi bol lifli esmer ekmekleri yemek için gayret etsek de ki ben ediyorum:)
Kim dayanabilir fırından henüz çıkmış, dumanı üstünde tüten, eli yakan, mis gibi kokan sıcacık ekmeğe.. Pazar sabahları ailecek yapılan ve allah ne verdiyse donatılan kahvaltı masalarının olmazsa olmazı sıcak ekmek. Bu yaşıma geldim hala ekmek alıp eve giderken ucundan tırtıklarım:) Annem gibi ekmekçiyim galiba.. Hele sıcak ekmeğin içine biraz tereyağı sürüp, o ekmeğin sıcağıyla erirken bir de içine mis gibi kokan erzincan tulumundan bir parça, yanında çay oooh asla hayır demeyeceğim bi lezzet. Sıcak ekmek tadına doyamayacağım, uzak diyarlara gitsem kokusunu bile özleyeceğim bir tat benim için. Hay allah ne oldu da bu kıza ekmeğe ilanı aşk ediyor demeyin sakın...
Nehir'i severken, koklarken onun kokusunu içime çekip doyamayıp bir kez daha bir kez daha sıkıştırdığım zamanlarda, heleee ensesinden öpüp burnumu tenine yapıştırdığım anlarda nehir'i hep "sıcak ekmeğim benim" diye seviyorum. O da "ben sıcak ekmek değilim neninim" diyor. Ama annecim sen benim; sıcak ekmeğimsin, prensesimsin, çikolatamsın, yaşam pınarımsın, aşkımsın, sevgilimsin, dünyamsın, sın sın sın...:)

9 Mart 2010 Salı

YETTİİİİİİİİİİİİMMMMM YETTİM:))

Kızlar ben döndüm ama inanın çok zor oldu hem taşınmak hem yerleşmek ama üstesinden geldik çok şükür, netten, sizden ve blogumdan bu kadar uzak kalmamın sebebi tabi ki yerleşmek değil, bulunduğumuz yerde ki alt yapı sorunu ve telefonun bunca zaman bağlanmamasından kaynaklandı. Neyse ki artık bağlandı, ben şimdi geldim yavaş yavaş sahalara dönücem ama önce bi kaç ısınma turu atmalıyımm. Sizden bi ricam var. Uzun zamandır yaşadığım yorgunluk ve de internet antremansızlığından dolayı bana yardımcı olun ve lütfen yorumlarınız da bana en son havadisleri ve zuzularınızın neler yaptığını yazarmısınız, yazarsınız yazarsınız:) Nehir mi? iyi iyi merak etmeyin çok büyüdü yazıcam havadisleri en kısa zamanda evle ilgili sorunları ve geride bıraktıklarımızı yazmak istemiyorum inanın ama güzel olan herşeyi paylaşıcam fotoğraf isteyen arkadaşlar onlar içinde bi kaç fotoğraf gelicek) öpüyorum eevri badiii:)))

22 Ocak 2010 Cuma

şimdilik byeeeeee

uzun bi süre olmayabilirim, yeni evden yeni haberler ve yeni nehir fotoğraflarıyla dönmek üzere şimdilik hoşçakalın, beni bekleyin anacııım byeeeeeeee:))))

17 Ocak 2010 Pazar

blog hayatıma yeniden renk geldi be yaww

Hani daha önce bi yazımda bahsetmiştim ya, ben bu blogu açtığımda, yeni yeni tanıdığım bi kaç blog vardı. Blogları çok sevmeme sebeb olan, hergün açıp merak ettiğim yazıştığım bi kaç blog vardı. Bunlardan en babası hatta ben de bağımlılık yaratan, gtalkdan sohbet ettiğim, özelimi paylaştığım, bi kaç gün ortada gözükmese merak ettiğim, okurken gülmekten altıma ettiğim. Her yeni yazdığı postu, serkana haber verdiğim, sesli okuyup güldüğüm. Hayvan delisi, hayatı bi garip ne sen sor ne ben söyliiim, yok artık bu kadar olay bi insanın başına gelir mi dediğim, hergün post girmişmi diye kontrol ettiğim, accık deli ama çok zeki, acaip harbi, lafını esirgemeyen, hayata kafa tutan, ay ne biliiim daha fazla anlatamıcam var bu kızda şeytan tüyü hayranıyım kendisinin açık açık söylüyoom valla.. İşte o geri döndü, nerden döndü, nereye döndü deme o öyle bi eser bi gider, birine kızar blogu sil baştan al aşşa eder, hooop isim değiştirir geri döner:)) ya işte o sevdiğim 4 gözle beklediğim arkadaşım geri döndü. Bu sefer bi yere gitmicem diyor ama dur bakalım kısmet. Hoş geldin LORİİİİİİİİİ iyi ki geldin.. Çok mutlu oldum valla bugün postunu görünce, anladın sen onu:)

11 Ocak 2010 Pazartesi

taşındım, aşındım, şaşırdım, kaşındım, kapıştım..


Yarın tam da iki hafta oluyor gamyona eşyaları yükleyip, tası tarağı toplayıp elin evinden göçeli, e göçüş o göcüş hala yoldayız varamadık:( anacım biz eve eşyaları attık da doğalgaz bağlanmadığı için hala göçebeyiz. Önce biraz teyzemde kaldık, 8 gündür de eşimin teyzesindeyiz. Tikkat edin her an kapınızı çalabiliriz:) Şaka şaka korkmayın burda rahatımız yerinde çok şükür. Seda dubaiye dönerken anacığınıda yanına aldı gitti, evi de bize tahsis ettiler sağolsunlar. Kendi evimiz gibi rahatız. Tek sorun zaman bu kadar hızlı geçerken kendi evimizde işlerin bi türlü bitmemesi, çok can sıkıcı şeyler yaşadık bu iki haftada, tabi bu arada ev sahibimizde son hamlesini yaptı gider ayak, ama ne burda anlatıp sizin canınızı sıkmak, ne de kendi canımı sıkmak istiyorum. Umarım herşey yoluna girecek, bu ev bize uğurlu gelecek. Serkan da ben de bedenen ve ruhen çok yorgunuz. Ancak evimize yerleşip bi şeyler yoluna girince dinlenebilicez sanırım. Allah sağlık ve huzur versin inşallah gerisi boş. Herşey gelip geçecek, bu günlerde mutlu sonla bitecek:) Bakmayın soytardığıma canım biraz sıkkın ama ne demişler iyi düşünelim iyi olsun, sigrıt sigrıt bildiniz di mi? Amaaan eskiden sigrıt mı vardı? Ah ah polyana ablamız olsaydı neler söylerdi bize şimdi:))
Aslında Nehir de çok gergin ve hırçın bugünlerde sürekli eski evimize gidecekmiyiz diyor, nerde kalıcaz biz diyor, odam nerde diyor, diyorda diyor. Kafası karıştı yavrumun, bi çok yerde okuduğum kadarıyla çocuklar gerçekten çok etkileniyormuş bu tür büyük değişikliklerde. Burda pelinin oyuncakları, park falan derken biraz rahatlıyor ama o kadar çok şey soruyor ki bazen, kafasından neler geçiyor acaba küçüğümün diye düşünmüyor değilim. İşte durum şimdilik bu dostlar ne zaman ki doğalgaz bağlanır, bizim ev ahalisi yeni yuvasına göçer. Kendi teyzeme, eşimin teyzelerine ve kuzenlerine teşekkür ederim, meğer ne çok kalacak yerimiz ne kadar sevenimiz varmış. Böyle günlerde aranmak sorulmak ne kadar da iyi gelirmiş insana. Göç zamanımız gelince haber veririm:) Kalın sağlıcakla...