Nerden başlasam bilmem ki, böyle tembellik yapıp, zamanında yazmayınca, pc başına geçip böyle angut angut bakarsın işte meltem hanım! Bi başlıyorum yazmaya, yok bu olmadı, sil.. yok ordan yok burdan; e elinin körü be meltem. Ne yazacaksan yaz da, git biran önce, rahat bırak pc yi de beynini de! Şincik hafta içi kızımla hiç bişey yapmıyomuyuz? yapıyoruz ama yazmayınca getirip haftasonu başlığı altında tüm haftayı zipliyorum kendimce. A dur aklıma gelmişken asıl olayı yazayım önce; pazar günü karfura gittik nehir hanıma ayakkabı almaya, evet evet sonunda:) Çocuğumun ayakkabısı guccülüp minik parnanı kızartana kadar bekledik yani, yuh bize. Sonun da güzel ve rahat bi ayakkabı aladık. Tam içeri girerken bi de ne gördük dersiniz? Tam da bi gün önce caillou bey sirke gitmişken, nehir hanım sirk sayıklarken. ANA! o da ne koca bi çadır kurulmuş. Hemen nehir hanımın kankasını aradık. Onlarda koştu geldi. İyi mi ettik kötü mü? o da ayrı konu ama 4:30 da gösterimiz başladı. Çok süper bi sirk değildi. Ama ben de dahil ilk kez gidenler için oldukça farklıydı. Oturma düzeni iğrençti onu söylemek zorundayım. Ben her ortamda bi şekilde yerimi bulurum, yani sığarım ama hiç bi yere sığmayan kurtlu bi kızım olduğu için biraz zorlandık. Arkadaki amca dizlerini, ağmet ağama dayadığı için hep yan oturdum. Ama nehir, ama nehiiiiiiir ay anlatamıyorum inanın. O derece yani. Çok heyecanlı bi çocuk, e bi de hareketli olunca bayaa zor oldu. Akrobasi hareketleri yapan, zaaarif bayanı taklit etmekten bi hal oldu. Gösteri boyunca biraz sirki izledi, biraz şarkı söyledi ve aralıksız konuştu. Aslında ilgisi biraz da; herkesin elinde olan, karanlıkta fener gibi rengarenk ışıklı çubuklar yüzünden dağıldı. İstedi de istedi ama biz almadık, sonra unuttu bu seferde mısır istedi. Yine almadık. Ortam için hiç uygun değildi zaten. Eve gidince ben size yaparım dedim. O andan sonra da sürekli "egeeeeee eve gidince mısır yicez, film izlicez tamam mı?" diye bağırdı. Evet çok hareketli ve heyecanlı bi çocuk. Etrafımızda ki insanların hatta arkadaşlarımızın bile rahatsız olacağı endişesiyle hep tedirgin ve hep nehir'i sakinleştirmeye uğraştım. Maalesef, sirki izlemek çok hoşuna gitse de, eve döndükden sonra da biraz huzursuz olduğu için, nehir çok keyifli bi pazar değildi anlıcanız. Ama hayvanları çok seven nehir için, atlar, köpekler, kaplanlar görülmeye değerdi. Gerçi hayvanların hali içler acısıydı. O koskaca kaplanların maymuna dönmeside ayrıca can sıkıcıydı. Bi de üstüne üstlük, bu hale nasıl geldiklerini ya da getirildiklerini düşünmek bizi çok üzdü. Sevgili; "kim bilir neler yapıyorlar, mum gibi olmuş hepsi" deyince daha da üzüldüm:(not: bu fotolar googledan, bizim gittiğimiz sirkte ne yazık ki saçma sapan ve komik olmayan bi palyaço vardı sadece
