7 Mart 2009 Cumartesi

iyi ki doğdun ezgi....



















Dün sevgili kuzenlerimiz Sinem ve Umut'un biricik kızları Ezgi'nin doğum günüydü. Biz de ailecek sevgili yeğenimizin doğum gününü kutluyoruz. Sinem'in bloğuna yazdığım dileklerimi burdan bir kez daha tekrarlamak istiyorum.
Ezgicim; tüm yaşamın gülüşün kadar güzel, bakışların kadar anlamlı, sevildiğin kadar değerli ve çocukluğun kadar mutlu geçsin inşallah.
Seni çok seviyoruz...

6 Mart 2009 Cuma

nehirce-2

Güncellenmiş haliyle; hatırlamak ve gülümsemek isteyenler için, en başta da kendim için bir kez daha nehir' ce :)

piyebolitik
biyokoli
tuink beybi
hasülye
kuçulata
kipak
pokatal
appak
domenez
üstepa
pundik
piyebotik
meyme
pentepanter
hoppiiiiz
puyogam
maleses
bi dadika
































palyanço molly :)





























Nehir sonunda hayalindeki palyanço burnuna kavuştu sayemde. Bu kadar mutlu olacağını bilseydim bir palyaço kıyafeti temin ederdim ama şimdilik sadece kırmızı burunla yetindik. Aslında iyi fikir nerde satılıyor bilmiyorum ama palyaçoların taktığı kırmızı bir burun alabilirim kızıma..
Bizim için arasıra gösteri yapar kendisi, hemen araştırmalı bu işi. Bilenleriniz varsa söylesin lütfen, kızımı nasıl palyaço yapabiliriz bir bakalım..

uçan masallar

Uykudan bahsetmişken son aldığımız masal kitabı çok güzel, nehir çok sevdi. Her gece çıt çıkarmadan dinliyor ve genelde iki masal birden istiyor küçük hanım. Masalları dinlerken hayallere dalıp; ardında da sakin ve mutlu bir şekilde uykuya dalıyor. Keşke bana da geceleri birisi masal okusa ya da anlatsa :)
Birde bu hafta sonu almayı düşündüğüm yapı kredi yayınlarının mevsim masalları dizisinin ilk kitabı olan "kış masalları" var. Tabi hazır onu alırken bahar ve yazı da alsam iyi olacak :)

5 Mart 2009 Perşembe

uykudan önce



























Nehir'i uzun bir süredir akşamları oldukça erken uyutabilmek için öğlen uykusuna yatırmıyorum. Genelde saat 8 civarında yatmış oluyor kendisi. E tabi gündüz uyumayınca da akşam saatlerinde genelde çok yorgun ve yarı baygın oluyor. Hatta bazen yemek yerken gözleri yavaş yavaş kapanıyor, çok uykum geldi diyor. Neyse dişler fırçalanıyor, pişamalar giyiliyor, hatta bazı zamanlar pijamayı giymek bile uzun bir oyuna dönüşüyor, yatarken okunacak masal kitabı alınıyor veeee tam o sırada ne oluyorsa oluyor; nehir'e bir enerji geliyor bir anda...
Gülmeye, oynaşmaya, tepinmeye, hatta zıplamaya başlıyor. Yani kısacası şımarıyor küçük hanım. Çok eğleniyor ve bizi de güldürüyor bunları yaparken. Bizimde çok hoşumuza gidiyor uykudan önce oynaşmaları ama benim şaşırdığım nokta az önce uyuklayan çocuk bir anda bu enerjiyi nerden buluyor :)














4 Mart 2009 Çarşamba

cüzel bir gündü..

Bugün nehir; ben mutfakda çorba yaparken yanıma geldi. "Annecim baksana dışarıya ne kadar da cüzel değil mi, biraz parka gitmeye ne dersin hem dondurma da yeriz :) dedi. Evet aynen bu cümlelerle söyledi bilmiş kızım. Bir an gerçektende düşündüm hava ne kadar yumuşak ve güneşliydi ve ben işe güce dalmış neredeyse bu güzel günü kaçıracaktım. Hemen tamam annecim hadi hazırlan gidiyoruz ! ama dondurma yiyemeyiz dışarda dedim. Dışarda yiyemeyiz dedim çünkü; çok canı istediği zamanlar evde dondurma yiyebiliyor, ama dışarda hava soğuk olduğu zamanlar yiyemiyor. Sonra parka gittik tabi giderken kovamızı küreğimizi ve diğer aparatlarımızıda götürdük. Nehir' le saatlerce kum havuzunda oynadık kumdan kaleler yaptık, kalelere bayrak diktik, sonra nehir her zaman ki gibi kumları kafasına döktü falan :) Sonra yorgun argın eve döndüğümüzde asansöre binmek üzereyken; "nehir merdivenleri yürüyerek çıkalım mı dedim, hemen tamam dedi bizim ki.. Neyse başladık merdivenleri tırmanmaya, yorulduğu zaman hemen asansöre bineriz diye düşünürken ben; küçük hanım 8 katı hiç şikayet etmeden büyük bir hızla çıkıverdi. Akşam babasına her zaman kollarındaki gücü gösteren kızım; bacaklarını gösterip "baaak baba ne kadar güçlü bacaklarım var" dedi :)














bu resim daha önce çekilmişti.

makarna kolye
































sulu boyayla yaptığımız çalışmalara geçen akşam bir yenisini ekledik ve nehir' le makarnaları boyayarak şakacıkdan boncuklar yaptık. Tabi o boncuklardan da kolye yapıp boynumuza taktık :)